Herkese selamlar. The Elder Scrolls Evreni serisinin şimdilik son olacak bölümüyle beraberiz. Geçtiğimiz bölüm, evrende çok önemli bir yer kapsayan Aedra ve Daedra’ların nasıl yaratıldıklarını, spesifik özelliklerini, benzerliklerini ve farklarını öğrenmiştik. Ayrıca Lorkhan’ın evrene olan büyük etkisini, kandırdığı et’Ada’ları ve tüm bu yaşananların ardından Lorkhan’a verilen cezadan bahsetmiştik. Evrenin en kudretlilerinden olan Magnus’un diyarı terk edişi ise geçen bölüm bahsettiğimiz önemli olaylardan biriydi. Bu bölümde ise evreni daha iyi anlaşılması için bir şablon üzerinde göstereceğim. Ayrıca dünyanın son haline gelmesine ve yaşamın başlamasına büyük destek olan “Ehlnofeylerden” , Aedra ve Deadraların yaratılışa olan temel etkilerinden, son olarak ise dünya üzerinde yaşayan ırklardan bahsedeceğim.

Yaratılış Sürecinde Aedra ve Daedralar

Magnus ile birlikte Mundus’u terk etmeyen Daedralar burada kalmaya devam ederler. Fakat yaratılışa yardım etmek gibi bir davranışta bulunmazlar. Oblivion adında istedikleri gibi hareket ettikleri bir oluşumun içinde varlıklarını devam ettirmeye başlarlar. Fakat zaman geçtikçe sık sık Nirn’e gelip düzeni bozacaklardır. Meşhur Sekiz Aedra ise Mundus’ta kalmaya devam eder fakat Nirn’e gitmemek üzerine kendi aralarında anlaşırlar.

Evrenin Şeması

 Buraya kadar açıkladığımız olaylardan sonra The Elder Scrolls Evreni yan tarafta belirttiğim çizimde görüldüğü haline geldi. Kainatın sonsuz olarak adlandırabileceğimiz en dış kısmı, ilk bölümde de nasıl yaratıldığını anlattığımız Aetherius’dan oluşuyordu. Aetherius’ın içerisinde ise et’Ada’nın yarattığı ölümlülerin diyarı olan Mundus bulunmaktaydı. Bilinen Aedraların kalıntılarından oluşan gezegene benzeyen dünyalar ise yine Mundus’un içerisinde bulunmaktaydı. Daedrik Prenslerin diyarı olan Oblivion ise Mundus’tan Void adlı boşluk ile ayrılmaktaydı. Geçen bölümde bahsettiğimiz Magnus’un ve onu takip eden Magna Ge’lerin açtığı deliklerden oluşan güneş ve yıldızlar ise aslında Aetherius’a açılan boşluklardan ibaretti. Aetherius, yani ölümsüzlüğün düzlemi olarak adlandırabileceğimiz bu kısım ise aynı zamanda bütün diyarı kapsayan Aurbis’in içinde bulunmaktaydı. Yani Aurbis, The Elder Scrolls Evreninin bilinen en geniş mekanıydı.

Ehlnofeyler ve Y’ffre

Magnus ve Magne Ge’ler fani dünyadan göç ettikten sonra Mundus’u terk etmeyen bazıları Ehlnofey ismini alır. Tanrılıklarını yitirmiş olan bu varlıklardan en net bilineni ise tüm gücünü feda edip doğayı ve tüm bitkileri oluşturan Y’ffre’dir. Diğerleri ise aynı Y’ffre’nin yaptığı gibi kendilerini yaratılışa adarlar. Fakat aralarından bazıları adapte olamadığı için Mundus göklerinde gezinmeye başlarlar. Bu gezginlerle yerdekiler arasında yapılan bir kavganın sonucunda ise Nirn gezegeninin yeryüzü şekli oluşur. Ayrıca bazı inanışlara göre göklerde gezinenler insan ırkını, yeryüzünde çalışanlar ise elf ırkını meydana getirir.

Nirn’in Irkları

Elfler Ve Alt Grupları

Aldmerler olarak bildiğimiz kadim ırk. İlk canlıları Aldmeris adında efsane olarak anılan bir kıtada yaşayan Aldmerler, aradan geçen yıllar boyunca Nirn’in ana kıtası olan Tamriel’e gelip kendi aralarında alt gruplara ayrılmışlardır.

Altmer (High Elf)

İlk elfler olarak anılan ve Aldmerlere en çok benzeyen ırktır. Kendi kültürlerine sadık kalarak atalarının neslini devam ettirmişlerdir. Ayrıca büyüye yatkınlıkları çok fazladır

Bosmer (Wood Elf)

Valenwood bölgesine göç eden Bosmerlar buranın tropik topraklarına adapte olarak bu şekilde anılmaya başlamıştır. Y’ffre ile bir antlaşma yapıp bitkilere asla zarar vermemek karşılığında bu bölgede yaşayabilmişlerdir.

Chimer

Dini inancı en yüksek olan grup olan Chimerler, Morrowind topraklarına yerleştiler. Bir diğer grup olan Dwemerlar ile dinsiz oldukları için sürekli bir kavga içerisinde yaşadılar. Daedrik Prenslerden Azura’ya yaptıkları bir saygısızlık nedeniyle farklı bir alt gruba evrildiler.

Dunmer (Dark Elf)

Chimerlerin Azura yapılan saygısızlığı sayesinde oluşmuş olan bir alt gruptur. Chimerlerin altın sarısı olan renginin kararması ve gözlerinin kızıla dönmesiyle oluşmuşlardır.

Dwemer

Skyrim ile Morrowind’in sınırına yerleşen Dwemerlar araştırmacı ve inovatif bir alt gruptu. Dağların içine şehirlerini inşaa eden bu ırk bahsettiğimiz üzere Chimerler ile sorunlar yaşadılar. Numidium adında devasa bir golem inşa eden Dwemerlar, bu goleme tanrısal güçler vermek için Lorkhan’ın kalbi üzerinde deneyler yaptılar. Fakat bu deneylerin sonunda ise Dwemerlar, Nirn üzerinden yok oldu. Geçmişe veya geleceği gitmiş olma ihtimali bulunan ırka ne olduğu hala bilinmiyor.

Maormer

Efsanevi bir alt grup olan Maormerler deniz elfleri olarakta bilinir. Yapay mı yoksa doğal mı oldukları ise hala bir gizemdir.

Orsimer

Orc olarak bilinen bu ırk aslında Aldmerlerin bir alt grubudur. Kabileler halinde yaşayan bu ırk genellikle görünüşleriyle dikkat çekmektedir.

Snow Elf

Skyrim bölgesinde yaşamış olan bu elfler bir grup Nord’u katlettikten sonra Nordlar tarafından intikam alınarak yok edilmişlerdir. Kalanları ise akrabaları olan Dwemerlara sığınmıştır. Fakat Dwemerlar Snow Elfler üzerinde deneyler yaparak onları körleştirmiş ve görünüşlerini bozmuşlardır. Yerin altında yaşayan bu Snow Elfler ise Falmer adını almıştır.

Solak Elfler

Solak Elfler hakkında çok az bilgi bulunmaktadır. Yokuda Adasında yaşayan bu elfler Redguardlar ile sorunlar yaşayarak savaşta yok olmuşlardır.

İnsanlar ve Alt Grupları

Breton

Yarı elf yarı insan olarak anılan ırk, Tamriel’e göç eden Altmerler ile o bölgede yaşayan Nedeler’in etkileşimi sonucu oluşan melez bir ırktır. High Rock bölgesinde aktif olarak yaşamaktadırlar.

Imperial

Nedeler ve Nordların karışmasıyla ortaya çıkmış olan ırk, ilk zamanlar köle olarak yaşamış fakat sonradan yaptıkları isyanlarla imparatorluklar kurmuşlardır.

Kothringi

Gümüş renge sahip olan bir topluluk, bir hastalık sonucu yok olmuşlardır.

Nedeler

Hammerfell, Cyrodiil civarında yaşamış olan Nedeler, buraya göç eden diğer ırklar tarafından kültürce asimile edilip yok olmuşlardır.

Nordlar

Atmora adlı kıtanın ev sahibi olan Nordlar, Atmora’dan Tamriel’e göçüp Skyrim’e yerleşmişlerdir. Bu ara göç döneminde Snow Elfler ile yaşadıkları mücadele nedeniyle Atmora’ya geri dönüp intikam için tekrar gelmişlerdir. Atmora ise şu an bilinenlere göre buzullaşmış ve yaşanılamaz bir hale gelmiştir.

Redguard

Asıl isimleri Yokudan olan ırk Solak Elfler ile girdikleri mücadeler sonrasında Yokuda adasını batırmıştır. Adadan kaçan ırk Hammerfell sahiline gelip buraya yerleşmiştir.

Son Söz

Bugüne kadar The Elder Scrolls Evreni serisini takip eden herkese teşekkürler. Tes Lore’u bundan sonra bile sayfalarca kitapla anlatılacak kadar kalabalık ve yoğun. Fakat Yaratılış kısmına kadar olan hikayeyi bu şekilde 3 bölümle özetlemiş olduk. Bir sonraki “potansiyel” Tes yazısında görüşünceye dek hoşça kalın.