Herkese selam! The Elder Scrolls Evreni serimizin 2. bölümüyle beraberiz. Geçtiğimiz bölüm evrenin ilk yaratılış aşamalarından bahsetmiştik. Anu ve Padomay’ın kavgası, zaman-mekan kavramının şekillendirilmesi, Nir’in Anu ile olan aşkı, Nirn’in oluşumu ve Anu tarafından kurtarılması geçtiğimiz bölüm açıkladığımız olaylardan bazılarıydı. Bu bölümümüzde ise Aedralar, Daedralar ve onların evrene yaptığı bazı etkilerden bahsedeceğiz.

Aedra ve Daedra Nedir ?

Anu ve Padomay’ın büyük kavgasından sonra belirttiğimiz üzere onlar bu diyardan göçtüler. Fakat savaşları sırasında boşluğa saçılan kanlardan dolayı bazı varlıklar meydana geldi. Kavga sırasında Anu’nun döktüğü saf kanlar bu evrende dolaşan yıldızları oluşturdu. Padomay’ın saf kanlarından ise Daedralar, daha doğru olan tanımıyla Daedrik Prensler, oluştu. Anu ve Padomay’ın karışan kanlarından ise Aedra olarak adlandıracağımız varlıklar meydana geldi.

Padomay’ın saf kanından meydana gelen Daedrik Prenslere “Daedra” demenin tam olarak doğru olmamasının sebebi ise Daedraların aslında Daedrik Prenslerin hizmetkarlarına, kölelerine, savaşçılarına, piyonlarına verilen bir isim olması. Bizim bildiğimiz bu kozmik varlıklara Daedrik Prensler diye hitap ediyoruz. Fakat ben seri boyunca çoğu yerde Daedra olarak hitap edeceğim, aksi bir durumda ise mutlaka belirtmiş olurum. Ayrıca Daedralar hakkında bilinmesi gerekenlerden biri ise biraz sonra bahsedeceğimiz Aedraların, Daedra olabilmesidir. Yani Daedrik Prens olarak anılmak için böyle yaratılmış olma gereksinimi yoktur. Buna verilebilecek en spesifik örnek ise Yaşam ve Enerjinin Leydisi olan Meridia’nın başta Daedra olmadığı halde sonra Daedra olarak anılmasıdır.

Anu ve Padomay’ın kanlarının karışmasında meydana gelen Aedralar ise genel bilinen şekilde sekiz adetle sınırlı değildir. Oyunlarda gördüğümüz Akatosh, Arkay, Dibella, Julianos, Kynareth, Mara, Stendarr ve Zenithar haricinde evrende yaratılış sırasında kaybolmuş, kendini başka varlıklar için feda etmiş, güçlerinden vazgeçmiş çok sayıda Aedra olduğuna inanılmaktadır.

Yeni Bir Plan, Yeni Bir Düzen

Lorkhan; düzenbaz, hileci tanrı ve ayrıca tüm ölümlülerin temel yaratıcısı. Kuzeylilerin “Shor”, kedi ırkı olan Khajitlerin “Lorkhaj”, çöllerdeki Kızılmuhafız ırkının ise “Sep” olarak andığı tanrı. Bir efsaneye göre Sithis tarafından yaratılmış olan Lorkhan, bir gün et’Ada’ya (basit şekilde, oluşan kozmik varlıkların tümü olarak düşünülebilir) yeni bir fikirle gelir. Ölümlü varlıkların içerisinde bulunduğu bir yaşam alanı fikrini sunan Lorkhan bazıları tarafından önemsenmez. Fakat et’Ada’nın büyük bir çoğunluğu Lorkhan’ın dediklerine kulak verir. Yaratılış sırasında bazı et’Adalar projeye diğerlerinden daha fazla güç harcar. Bunlar ise ilerideki oyunlarda göreceğimiz Sekiz Tanrı olarak adlandırılanlardan başkası değildir. Proje sırasında güç sarf etmeyen ve geride duranların büyük çoğunluğu ise Daedralardan oluşmaktadır. Et’Adalar arasında en kudretlilerden biri olan “Magnus”, evrenin dizaynını yapmış ve projeyi şekillendirmiştir. Baş mimar olan Magnus, bu büyük yaratılış olayı sırasında güçte yaşanan dengesizliği fark eder. Et’Ada, canlıları yaratırken aynı zamanda kendi güçlerinden kaybediyordu. Bunun bu şekilde işleyeceğini bildiği halde bu projeyi sunan ve et’Ada’nın güçlerini yitirmesine sessiz kalan Lorkhan, diğer et’Ada tarafından hilebaz ilan edilir ve yakalanır. Bunlar yaşanırken ışık ve büyünün babası olan Magnus, Lorkhan’ın sahtekarlığına karşı diğer et’Adalar ile birlikte Adamantine Kulesinde bir toplantı yapar. Lorkhan’ın cezalandırılmasına karar verilir ve Magnus yaratma işini yarım bırakarak evreni terk eder. Magnus, boşlukta bir delik açarak kainatın en dış ve sonsuz kısmı olan Aetherius’a gider. Magnus’un Aetherius’a giderken açtığı büyük delik, Nirn’in güneşi olur. Magnus’a son derece bağlı olan ve Magna Ge olarak adlandırılan ufak tanrıcıklar ise Magnus gibi Aetherius’a gider. Magnus bu evrenden ayrılırken arkasında bıraktığı büyü gücü ise bu dünyada kullanılacak olan büyünün kaynağını oluşturmuş olur.

Düzenbaz Tanrıya Ceza

Balfiere Adasına inşa edilmiş olan Adamantine Kulesinde yapılan ve evrenin akıbetinin tartışıldığı toplantıdan sonra bahsettiğimiz üzere, Lorkhan’a bir ceza verilmesi kararlaştırılır. Toplantıda Auriel’in önderliğinde bir grup et’Ada Lorkhan’a ceza verme işini üstlenir. Auriel’in en kudretli şampiyonlarından biri olan Trinimac, Lorkhan’ın kalbini bedeninden söker. Et’Ada, sökülen bu kalbin yok edilemeyen bir parça olduğunun farkına varınca Auriel kalbi bir okun ucuna bağlar ve fırlatır. Kalp, havada süzülerek “Morrowind” bölgesinde bulunan bir alana düşer. Bu çarpışmayla birlikte kalp, Morrowind’de TES evreninin en önemli yerlerinden biri olan Kızıl Dağ’ı oluşturur. Lorkhan’ın bedeni ise et’Ada tarafından gökyüzüne fırlatılır. Beden, ikiye ayrılarak “Masser” ve “Secunda” olarak anılacak olan Nirn gezegeninin uydularını oluşturur. Ayrıca Secunda, boyut olarak Masser’den daha küçüktür ve Nirn’in etrafında değil Masser’in etrafında dönmektedir.

Kapanış

Bu bölümümüzde Aedra ve Daedra kavramlarını temel olarak açıkladık ve yaratılışın çok önemli bölümlerinden olan Lorkhan’ın hikayesini anlattık. Serinin sonraki bölümlerinde görüşmek üzere hoşça kalın.